Gulers Partners
Gayrimenkul Hukuku

YENİ MALİKİN İHTİYACI NEDENYİLE KİRACININ TAHLİYESİ

Kira sözleşmeleri, mülk sahibinin ve kiracının haklarını koruyan önemli özel hukuk anlaşmalarıdır. Ancak, kira süresi içinde mülkiyetin el değiştirmesi durumunda taraflar arasında yeni bir hukuki süreç başlar.

GULERS & PARTNERS
11 Haziran 2025

1. GİRİŞ

Kira sözleşmeleri, hem mal sahibinin mülkiyet haklarını hem de kiracının barınma veya kullanım haklarını güvence altına alması nedeniyle özel hukukta büyük önem taşır. Ancak, kiralanan taşınmazın mülkiyetinin kira süresi içinde değişmesi durumunda taraflar arasında yeni bir hukuki çerçeve ortaya çıkar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 351. maddesi, yeni malike belirli şartlar altında kiracının tahliyesini talep etme hakkı tanır. Bu hüküm, kiracının sözleşmesel güvenliği ile mal sahibinin mülkiyet haklarını dengelemeyi amaçlamaktadır.

2. TBK MADDE 351 HÜKMÜ VE ANLAMI

Türk Borçlar Kanunu'nun 351. maddesi şöyledir:

"Kiralananı sonradan edinen kişi, onu kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, kira sözleşmesini altı ay sonra açacağı bir davayla sona erdirebilir."

Bu hüküm, yeni malikin mülkü kullanma konusundaki fiili ihtiyacına yasal bir dayanak oluştururken, aynı zamanda kiracının güvenli oturma beklentisini de dengelemeye çalışmaktadır.

3. İHTİYAÇ KAVRAMI VE ŞARTLARI

Yeni malikin Madde 351 kapsamında kiracıyı tahliye etme hakkı, sadece mülkün edinilmesiyle sınırlı değildir; belirli maddi ve şekli şartların da yerine getirilmesi gerekir. Bu şartlar mahkemelerce sıkı bir şekilde incelenir.

3.1. Mülkün Kira Süresi İçinde Edinilmesi

Temel bir gereklilik, mülkün kira sözleşmesi yürürlükteyken edinilmiş olmasıdır. Eğer kişi mülke kira sözleşmesinden önce zaten sahipse, Madde 351 değil, Madde 350 uygulanır.

3.2. İhtiyaç Sahipleri

Kanun, hak sahibi olabilecek kişileri; malik, eşi, altsoyu, üstsoyu ve kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerle sınırlandırmıştır. Başkalarının (örneğin kardeşler, kayın hısımlar, nişanlılar) ihtiyaçlarına dayalı tahliye talepleri Yargıtay içtihatlarına göre geçerli sayılmaz.

3.3. Gerçek, Samimi ve Zorunlu İhtiyaç

Belki de en tartışmalı ve değişken kriter, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmasıdır. İhtiyaç geçici veya şüpheli olmamalı ve mülkü kullanma konusunda gerçek bir niyet bulunmalıdır.

3.4. Yazılı Bildirim ve Süre Şartları

Geçerli bir tahliye davası, mülkün edinilmesinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapılmasını ve kiracı taşınmazı boşaltmazsa, edinimden en az altı ay sonra dava açılmasını gerektirir. Sorunlar genellikle bildirimin noter aracılığıyla veya öngörülen sürede yapılmamasından kaynaklanır. SMS, e-posta veya sözlü iletişim yoluyla yapılan bildirimler yazılı bildirim şartını karşılamaz. Bildirim usulüne uygun yapılmaz veya geç yapılırsa, mahkemeler davayı usulden reddeder.⁶ Bir kararda Yargıtay, bir aylık süre içinde noter onaylı ihtarnamenin tebliğ edilmemesinin Madde 351 kapsamındaki hukuki dayanağı geçersiz kıldığına hükmetmiştir.⁷

4. İÇTİHATLARDA KARŞILAŞILAN PRATİK SORUNLAR

Yeni malikin ihtiyacına dayalı tahliye davaları, sıklıkla usuli sorunlarla ve iddia edilen ihtiyacın inandırıcılığına ilişkin sorularla karşılaşır. Bu sorunlar genellikle davanın esasa girilmeden reddedilmesiyle sonuçlanır.⁸

4.1. Bildirim ve Süre Sorunları

Birçok yeni malik, bir aylık ve altı aylık süreleri kaçırmakta veya usulüne uygun bildirim yapmamaktadır. Noter yerine elden veya mesajla yapılan bildirimler geçersizdir.

4.2. Kötü Niyet ve Soyut Gerekçeler

Bazı durumlarda ev sahipleri, gerçek bir ihtiyaçtan ziyade kira bedelini artırmak amacıyla tahliye istemektedir. Yargıtay, bu tür eylemleri kötü niyet olarak değerlendirir ve öne sürülen ihtiyacı samimi bulmaz.⁹

4.3. Kiracının Savunmasızlığı ve Hukuki Belirsizlik

Kiracılar genellikle mülkiyet değişikliğinden geç haberdar olmakta ve haklarını zamanında savunamamaktadır. Eski malikten yeni malike resmi bir devir veya bildirim yapılmaması, belirsizliğe, uzayan tahliye süreçlerine ve bazen aşırı kira veya tazminat taleplerine yol açmaktadır.

4.4. İhtiyacın Devamlılığı

Yargıtay, ihtiyacın dava süreci boyunca devam etmesini şart koşar. İhtiyaç ortadan kalkarsa (örneğin, hak sahibi başka bir mülk edinirse), dava reddedilir. Bu durum, uzun yargılama süreçlerinde mal sahiplerini dezavantajlı duruma düşürür.

5. SONUÇ

Madde 351, yeni maliklere mülklerini kullanma hakkını kullanma imkanı tanırken, aynı zamanda bu hakkın kötüye kullanılmasını önlemeyi de amaçlar. Hüküm ve ilgili içtihatlar, ihtiyacın gerçek, iyi niyetli ve usulüne uygun olmasını gerektirir.

Dolayısıyla Madde 351, kiracıların sözleşmesel güvenliği ile mal sahiplerinin mülkiyet haklarını dengeleyen kira hukukunun temel bir bileşeni olarak hizmet eder.

KAYNAKÇA

Özdemir, A. (2020). Türk Borçlar Kanunu Şerhi. İstanbul: Seçkin Yayıncılık.

Ibid.

Aydoğdu, M. (2022). Kira Hukuku Açısından Tahliye Nedenleri ve Uygulamadaki Sorunlar. Ankara: Adalet Yayınevi.

Demircioğlu, S. (2023). "Yeni Malikin Tahliye Talebinde Usuli Şartların Önemi", İstanbul Barosu Dergisi, 97(2), 85–102.

Ibid.

Aydoğdu, M., 2022.

Court of Cassation, 6th Civil Chamber, Decision No: E. 2016/351, K. 2016/2309.

Demircioğlu, S., 2023.

Ibid.